Archive | LAZER EPİLASYON RSS feed for this section

Lazer Cihazları Fiyatları 2014

3 Oca

Döviz kurlarının uçtuğu şu günlerde lazer epilasyon cihaz fiyatları da aldı başını gitti, bu lazer cihazları ithal olduğundan hepsi dövizle satılıyor ve son haftalarda kura endeksli olarak fiyatlar da artış söz konusu işte bazı markaların satış fiyatları şu şekilde,

Cynosure Alexandrite Lazer cihazları 55.000 dolar ile 110.000 dolar arasında modeline göre satılıyor. Her alexandrite lazer cihazlarında olduğu gibi Cynosure cihazlarında da sarf gideri var, lamba, fiber, rod, chamber, lens, tip gibi. Ancak diğer markalara oranla kısmen daha az maliyetlidir bu sarf giderleri.

Candela Alexandrite lazer epilasyon fiyatları cihazları 53.000 dolar ile 90.000 dolar arasında modeline göre satılıyor. Her alexandrite lazer cihazlarında olduğu gibi Candela cihazlarında da sarf gideri var, lamba, fiber, rod, chamber, lens, tip ve cryo gazı gibi. Bunlar ekstra yük getirir işletmeye.

Mediostar next hibrit diod lazer cihazları ortalama 55.000 euro fiyata satılıyor. Diod lazer teknolojisinin sarf gideri yoktur ancak başlık ömrü vardır üretici firmanın başlık için verdiği garanti önemlidir, bu marka başlığına 1 yıl garanti veriyor, cihaz daha yeni ve kullanıcı sayısı Türkiye de az olduğundan ömrü ne kadardır bir yorum yapamıyoruz.

Soprano Ütüleme Epilasyon diod lazer cihazları 53.000 ile 66.000 euro fiyat aralığında satılıyor. Model ve fonksiyonlarına göre fiyatlar fsrklılık gösterebilir. Diod lazerlere başka bir boyut getiren tek patentli ve orjinal “Ütüleme Epilasyon” cihazlarının üreticisi Alma Lasers firması başlığına 15 ay sınırsız atım garantisi veriyor bu diod lazer üreticileri arasında verilen en uzun garantidir. Cihaz 2009 yılından bugüne ülkemizde kullanıldığından ve ülkemizde distribütör firmanın yayımladığı rakamlarla 242 adet kullanıcısı olduğundan ortalama 50 ila 102 milyon atım sayısını gören merkezleri olduğuda kendileri tarafından beyan edilmektedir.

Ütüleme lazer teknolojisi ile nasıl sonuç alınıyor?

10 Tem

Ütüleme Lazer epilasyonda etki ve ağrısızlık, atış süresi ve atış araları ile ilişkilidir. Kısa aralarla düşük güçlü atışların başarısı, tamamen bu sürelere bağlıdır.

Soprano’nun ütüleme lazer epilasyon teknolojisinde saniyede 10 atış yapılıyor. Bu, her 100 milisaniyede 1 atış anlamına gelir.

Soprano’nun lazer atışları 20 milisaniyedir. 20 milisaniyelik atışlar, “uzun pals” kategorisine girer.

Bu teknik aşağıdaki şekilde şematize edilebilir:

ütüleme lazer sonuc

20 ms uzun pals, selim bir atıştır. Epilasyonda tüm lazerler kısa palslarla başlayıp daha uzun pals yapabilen lazerler çıktıkça uzun palslar tercih edilir oldu. Çünkü epidermise karşı daha selim bir davranış gösterdiği farkedildi. İlk çıkan 5 milisaniye palslı ruby laserlerin, zamanında uzun palslı olarak nitelendiği literatürde görülebilir.

Termokinetik seçicilik, atışların hedefin termal relaksasyon süresinden kısa, komşu dokularınkinden uzun olmasını gerektirir.

20 milisaniyelik atış, ince yapılı epidermisin termal relaksasyon (ısı kaybetmeye başlama) süresinden uzundur. Bu nedenle atış bitmeden epidermis ısı kaybetmeye başlar. Böylece 20 milisaniye atışlar, epidermise agresiviteyi azaltır. Böylece de ağrı ve yanık gibi yan etkiler azalır.

Buna karşın bu süre kılların termal relaksasyon süresinden kısadır. Kıllar atış bitmeden önce anlamlı derecede ısı kaybedemeyecek kadar kalındır. Bu suretle termo-kinetik seçicilik sağlanmış olur.

Gelelim aralara. 20 milisaniyelik lazer atışı kesildikten sonraki 80 milisaniye aralıkta epidermis ince olduğundan hızla soğur. Ütüleme probu zaten soğutmalıdır. Sürekli temas halinde olduğu epidermisin ısısını hemen alır. Böylece verilen 80 milisaniye arada epidermisin sıcaklığı, atıştan önceki dereceye çok yaklaşır.

Bu 80 milisaniyede kıl folikülü ısısını önemli ölçüde muhafaza eder. Çünkü epidermise göre kalın ve deri içine gömülü, yani muhafazalıdır. Böylece ikinci, üçüncü ve izleyen atışlarda kıl gittikçe ısınırken, epidermiste masaj rahatlığı veren hafif bir ısınma olur. Çoğu hastada rahatsızlık verecek dereceye ulaşmaz.

Yine de bu teorik öngörülerin, defalarca yapılan deneylerle testten geçirilerek, etkili olduğunun tamamen ortaya konması gerekir. Patent başvuruları, bunun sağladığı güvenle yapılır. Ardından usulüne uygun araştırma protokolleri hazırlanarak bilimsel araştırmalar tamamlanır ve sistemin işlerliğini gösteren FDA belgesi ve benzeri belgeler çıkarılır.

Ütüleme Lazer Dünyada 1 Numara!

11 Haz

20 yıl kadar önce kullanılmaya başlayan lazer epilasyon artık klasik iğneli epilasyonun yerini aldı. Lazer epilasyon uygulanamayan beyaz kıllar dışında kimse iğneli epilasyon yaptırmıyor ve cihaz kullanmıyor.

Bunun çeşitli nedenleri var:
1. Epilasyonun bir atışı iğneli epilasyon kadar can yaksa da çok daha fazla kıla etki ediyor. İğnelide aynı acıya tek tek her kıl için dayanmak gerekiyor.
2. Lazer epilasyonda enfeksiyon olma riski çok daha az ve,
3. Lazer epilasyon daha hızlıdır.

Bu uygulamanın tercih edilirliği arttıkça, üretici firmalar da teknolojiye daha çok yatırım yaptılar ve sürekli yeni sistemler gelişti.
En son gelişen teknoloji de ağrıyı önemli ölçüde ortadan kaldırdı: Ütüleme Lazer. Bu durumda lazer epilasyon tamamen birinci tercih haline geliyor.

Lazer epilasyon, ışığın renkli maddeler tarafından emilmesine dayanır. Işığı emen cisim ısınır. Kıl folikülü de lazeri absorbe edince ısınır ve pıhtılaşarak tahrip olur, kıl üretemez hale gelir.
Bunu sağlamak için kılları giderilecek bölgeye belli bir dozda lazer atışı yapılır. Deride renk maddesi az olduğu için deri ışığın az miktarını emer. Kılda renk maddesi çok olduğundan ışığın çoğunu kıl emer ve 60-70 derecelere kadar ısınarak pıhtılaşır.
Işık deride az emilse de, bu emilme can yakacak kadar hissedilir. Deri koyu renkli ise yanıklar oluşabilir. Deri rengi koyulaştıkça yanık riski ve can yanması da artar.

İngilizcede in motion -hareketli- adı ile anılan ütüleme lazer deriye dört-beş kat daha az dozda ışık verilir. Ancak bu atışlar saniyede 10 defa tekrar edilerek kılın yavaş yavaş ısınması sağlanırken, deriye serinlemek için zaman kazandırılır. Deriye lazerle beraber sürekli temas eden cihazın soğuk başlığı, burada fazla ısınmayı önler. Bu şekilde ağrı yerine bir ısınma hissedilir.

Ütüleme epilasyon teknolojisi (Soprano Diod Lazer), Alma Lasers firması tarafından geliştirildi, patenti alındı ve ilk cihazlar 2007 yılında piyasaya çıktı. Dünyada Firmanın ütüleme teknolojisi ile çalışan 7.000 inci lazeri bu yıl içinde satılmış bulunuyor. Ütüleme Lazer birkaç ülke dışında Dünyada en fazla satılan lazerler olduğu bildiriliyor: http://news.yahoo.com/pain-free-laser-hair-removal-no-longer-contradiction-070355145.html

Ucuz Lazer Epilasyon Cihazlarına Dikkat

5 Haz

Lazer Epilasyon Ucuz Lazer Epilasyon Cihazlarıyla Yapılamaz,
Lazer Epilasyon uygulaması hayatımıza 1995 yıllarında girdiğinde seanslarına 800-1000 dolarlar ödenirken şimdilerde bitene kadar 500-600 TL lere kadar düşmüş durumda, buradan şuna dikkatinizi çekmek isteriz, bitene kadar 500-600 yada bitene kadar 1000 tl lere yapan kurum ve kişilerin cihazlarına ve verdikleri hizmete kati suretle itibar etmemelisiniz, Lazer Epilasyon Cihazları ucuz cihazlar değildir bugün en iyi lazer epilasyon cihazları 55.000 ile 90.000 Dolar arasındadır ve bu cihazları kullanan merkezler ve kurumlar asla bitene kadar 500 bitene kadar 700 liralara bu hizmeti veremezler, unutmayın her hizmetin bir bedeli vardır, uzakdoğudan getirilen taklit cihazlarla insan sağlığını tehdit eden cihazlarla bu hizmetler verilemez, Uzakdoğu Lazer Epilasyon Cihazları maalesef etkisiz ve sağlığa zararlı cihazlardır, tüketici bilinçli olursa kandırılmazlar o yüzden hangi cihaza girildiği, o cihazın hangi ülke malı olduğu çok önemlidir. Dünya da lazer epilasyon için kullanılan 5-6 tane lazer cihaz markası vardır (diğer yazılarımızı okuyunuz bununla ilgili) ancak ülkemizde hemen hemen her köşe başında kullanılan yüzlerce marka vardır, bunlara kanmayınız. Unutmayın Lazer Epilasyon deri üzerinde uygulanan ciddi bir işlemdir ve yanlış lazer epilasyon cihazı ile ve yöntemle yaptırıldığı takdirde yanıklar, lekeler ve kalıcı izler bırakır.

En iyi Lazer Epilasyon Cihazları

21 May

Dünyada kaç laser firması var?

Belli başlı lazer firmaları ve dünya pazarındaki yerleri:
➢ Candela (Israil) %23
➢ Alma Lasers – Soprano lazer (Isaril – ABD) %18
➢ Lumenis (Israil – ABD) %12
➢ Cynosure (ABD) %11
➢ Palomar (ABD) %9
➢ Cutera (ABD) %9
➢ Solta Medical (ABD) %5

Diğerleri %10. Bu diğerlerinin içinde kimler var?
➢ Sciton (İngiltere)
➢ Deca (İtalya)
➢ Laserscope (ABD)
➢ Asclepion (Almanya)

İşte yukarıdaki gibi topu topu 10 civarı olan lazer epilasyon cihazları üreticisi varken yüzlerce de teknoloji çöplüğü, taklit, sağlığa zararlı teneke parçası var.

Bu firmalar dışında hangi firmalar var? Neler var neler. Kore ve Çin firmaları var. Çoğunlukla markasız cihazlar üretiyorlar. Sorduğunuzda cevaben marka belirtilmez: Bu cihaz İtalyan malı, Amerikan malı, İspanyol malı gibi ifadelerle cevap verilir.
Broşür ve afişlerde de aynı ifadeyi görürüsünüz: made in Spain, made in İtaly, made in Kanada.
İki şeye dikkat: Cihazın üstünde (Ford, Fiat, Mersedes arabalarda olduğu gibi) marka var mı?
Broşüründe marka belirtmeden made in Spain falan mı yazıyor?
Ya da size İtalyan-İspanyol malı falan mı deniyor?
Bu durumda Çakma bir cihazla karşı karşıya olduğunuz kesindir. Bunlardan uzak durunuz.

Alexandrite lazerle yan etkiler ve rötuş seanslarının görünmeyen masrafı

30 Oca

Alexandrite lazerle iki meşhur yan etki var:
Birincisi: Atış alanının kenarlarındaki ayva tüylerinin uyarılarak terminalleşmesi. Hastalar ve operatörler, epilasyon yapıldıkça devamlı kıl çıkıyor diye yakınırlar. Tabii bu epilasyon seanslarını uzatır, masrafı çoğaltır. Bunun getirdiği ekstra seanslar için kişiden ücret talep etmek de zordur.
İkincisi: Kıl beyazlaşmasıdır. Bazı kıllar ışığı alınca, kökleri erimez, ama pigmentleri kırılır, renkleri beyazlaşır. İşin kötüsü beyazlaşan kıllara lazer epilasyon da yapılmaz. Tabii bunlara da iğneli epilasyon gerekir, yine ekstra ve zaman alıcı seanslar. Bundan hiç ücret talep edemezsiniz
Ama o kadar meşhur olmayan, ancak hiç de seyrek görülmeyen yan etkiler de var. Tıbbi yayınlarda geçer, ama hiçbir kullanıcı bunları açıklamaz. Çünkü ekstra seanslarla düzeltemezsiniz. Epilasyon yaptıran biraz aksi huylu biri ise başınız iyice derttedir.
Neden Alexandrite lazerle epilasyon yazın yapılmaz?
Lazerden sonra güneşten kaçınmak sıkı sıkı tenbih edilir?
Ya da tatile gidecek ya da yeni dönmüş olanlar neden tedaviye alınmaz?
Bu lazerle en kötü yan etkiler, lekelenmelerdir. Bazen ciltte koyulaşma, bazen de renk kaybı şeklinde görülür. Güneşe çıkarsanız bu sonuç garantidir. Özellikle beyazlaşmaların iyileşmesi yıllar alabilir. Aşağıdaki resimlerde örnekleri görülüyor.

Resimde Alex laser uygulamasından sonra ortaya çıkan
renk kayıpları görülüyor. Lekelerin bal peteği şeklinde olması
laserin hızlı bir lazer olup Scanner ile uygulandığını
gösteriyor. Bu resimde bildiğimiz bir şey daha dikkat çekiyor:
Aradaki boş yerler.

Makaleyi yazan doktorlar, bu sonucu muhtemel güneş banyosuna bağlıyorlar. Bu kişideki lekelenmelerin beşinci ayda devam ettiğini, ancak sonradan yavaş da olsa renk gelişimi başladığı da kaydediliyor.
Şimdi:
Lekeleri unutalım. Peteklerin arasındaki, boş yerlere dikkat ettiniz mi? Bu şahıs tedaviden iki hafta sonra arada kalan bölgelerde çıkan kıllarla gelecek. Şimşir çitle çevrimiş bahçeler gibi.
Scanner gibi kusursuz cihazla görülen bu boşluklar elle uygulamada hiç kaçınılmazdır:
İki hafta sonra hastaya bir seans daha yapmak zorundasınız. Bunlara piyasada rötuş seansı ya da tarama seansı deniyor. Bu seansların masrafı kaçınılmaz olarak kullanıcıya yazacaktır.
Resimdeki sonucu veren cihaz kadar hızlı (5 Hz) Alex laserleri artık göremiyoruz. Nedenlerinden bir başka zaman söz edilecek. Zaten saniyede 5 atış yapan bir laseri elle kontrol etmek pratikte pek mümkün değildir. Scanner kullanmak zorunlu olur. Scannerle cihaz çok hızlanır, ama hastaya iki hafta sonra bir rötuş seansı yapılınca bu hız neye yarıyor?
Sonuç: Alex lazerle bir bacak epilasyonunun kaç dakika sürdüğünü ve kaç atış gerektirdiğini hesaplarken rötuş seansını da hesaba katmazsanız, masraf ve hız hesabında yarıya yakın hata yaparsınız. Fiyatlandırma bu hesaba dayanır. Hesap hatası flaşlamp değişme gününde ortaya çıkar. Kasada kalan gelir beklenen düzeye çıkamadan flaşlamplara ödeme yapmak sevimsiz bir sürpriz olabilir.

ALEXANDRITE LAZER CIHAZLARINDAN ŞİKAYETLER

27 Ara

Alex kullanıcılarından en çok duyulan iki şikayet değişmez:
1.    Laser yapılan bölgenin etrafında yeni kıllar çıkıyor. Bu şikayet eski moda IPL kullanıcılarında da aynı sıklıkta duyulur.
2.    İnce kıllarda etki alamıyorum. Eski moda da olsa IPL kullanıcılarından bu şikayet duyulmaz.

Alex laser ve atışlı IPL cihazları ile ilgili bu şikayet bilimsel araştırmalara  da konu olmuştur. Paradoks etki adı ile bilinir. Meraklısı için aşağıda bir referans listesi sunuyoruz.
Aslında Ruby, Nd:YAG ve diyod laserlerle de görülebilmekle beraber en sık Alex laser ve IPL’den şikayetler duyulur. Bunların tümü de atışlı laserlerdir. Ütüleme çalışan laserlerde (Soprano XL, Spa Accord, Harmony XL ve Spa SHR) bugüne kadar bu şikayet bildirilmemiştir.
Bu istenmeyen etki, laser atış alanının hemen kenarında bulunan bölgelere vuran zayıf ışık nedeni ile meydana gelir. Buradaki ince kıllar kalınlaşır. Zayıf ışık, buradaki ince kıllara ve ayva tüylerinin köküne ulaşmaz ve epilasyon yapmaz. Ancak kılı hafifce yakarak gelişimini uyarır. Böylece epilasyon yapmak istenen hastada yeni kılların gelişmesine neden olur. (1-5,)
Bu sistemlerle kıllarda çatallanma da görülür. Bu da araştırma konusu olmuştur, iki araştırmada alexandrite ve ruby laserlerle görüldüğü bildiriliyor. (6-7)
İnce kıllarda etki alamıyorum
Bu da tüm laserlerin sorunudur. En çok aleksandrite laserle görülmesinin nedeni, piyasada çok bulunan bir laser olmasıdır. Dünyada ve Türkiyede Ruby ne Nd:YAG laser çok azaldığından bunlardan gelen şikayetler kulağımıza ulaşmıyor.
Nedeni laser ışığının küçük atış alanıdır. Atış alanına gelen ışığın bir kısmı, epidermisi geçerken sağa sola ve geriye saçılır. IPL probları büyüktür, atış alanı, laser atış alanından çok geniştir. Bir laser alanı kadar yerden saçılan ışık komşu bölgeye, komşu bölgeden saçılan ışık buraya geldiğinden birbirini telafi eder. Prob deri ile temas halinde olduğundan, geriye saçılan ışık da deriye yansıtılır. Bu nedenle IPL sistemleri ince kıllara daha etkilidir.

Referanslar:
1.    Desai S, Mahmoud BH, Bhatia AC, Hamzavi IH. Paradoxical hypertrichosis after laser therapy: a review. Dermatol Surg. 2010 Mar;36(3):291-8. Epub 2010 Jan 19
2.    Radmanesh M. Paradoxical hypertrichosis and terminal hair change after intense pulsed light hair removal therapy. J Dermatolog Treat. 2009;20(1):52-4.
3.    Kontoes P, Vlachos S, Konstantinos M, Anastasia L, Myrto S. Hair induction after laser-assisted hair removal and its treatment. J Am Acad Dermatol 2006 Jan;54(1):64-7.
4.    Moreno-Arias GA, Castelo-Cranco C, Ferrando J. Paradoxical efect after IP photoepilation. Dermatol Surg 2002;28:1131-1134
5.    Lolis MS, MArmur E S. Paradoxical effects of hair removal systems: a review. J Cosmet Dermatol 2006;5:274-276
6.    Alajlan A, Shapiro J, Rivers JK, MacDonald N, Wiggin J, Lui H. Paradoxical hypertrichosis after laser epilation. J Am Acad Dermatol. 2005 Jul;53(1):85-8.
7.    Bukhari IA. Pili bigemini and terminal hair growth induced by low-fluence alexandrite laser hair removal. J Cutan Med Surg. 2006 Mar-Apr;10(2):96-8.
8.    Ye JN, Prasad A, Trivedi P, Knapp DP, Chu P, Edelstein LM. Pili bigeminy induced by low fluence therapy with hair removal alexandrite and ruby lasers. Dermatol Surg. 1999 Dec;25(12):969.

LAZER VE IPL CİHAZI SEÇERKEN NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİR? BÖLÜM 3

14 Ara

LAZER VE IPL CİHAZI SEÇERKEN NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİR?

EN MODERN İKİ GELİŞME:
1. Ağrısız uygulama
2. Dört mevsim uygulama.

ÜTÜLEME EPİLASYON AĞRIYI NASIL ENGELLER?
Normal laser veya IPL ile, kıla belli bir enerji verirsiniz. Bu enerji düşük olursa sonuç alamazsınız, sadece kılın üst kısmı yanar, haftasına yeniden çıkar.

Yüksek enerji verirseniz, yanık oluşabilir.

İdeal dozları bulmak için satıcı firmanın size tavsiye ettiği dozla başlarsınız. Ancak bu da her kişiye ve kıla uymayabilir. Bakarsınız bu dozla da etki olmaz ya da yanık olur. Ayar yapmak zorundasınız. Gerekeni ayarı hızla bulmak ustalık ve zaman gerektirir.

Optimal dozu bulduğunuzu varsayalım: Hasta yine de acı duyar.

Ütülemede optimal doz, parçalar halinde verilir.

Ütüleme epliasyon yapan cihazlar, kendi türleri içinde en hızlı çalışan cihazlardır. IPL ile saniyede üç (büyük probla dahi), Diyodla saniyede 10 atış yapılır. Kritik özellik, atışların arasındaki süredir.

Termal relaksasyon süresi: TRT (Thermal Relaxation Time). Termal relaksasyon süresi, ısınan bir cismin soğuması için gereken süredir. Kısaca soğuma süresi demek doğru olur. Soğuma hızı, kütle ile çok alakalıdır. Büyük kütleli cizimler geç soğur. Küçük kütleli cisimler, çabuk soğur. Ütülemeyi anlamak için bunu anlamak çok önemlidir. Örnek açıklama:

Bir tencere suyu ve bir cezve suyu kaynatıp yan yana bırakalım. Yarım saat sonra kontrol edersek cezve buz gibi olmuştur, tencere hala sıcaktır. Bunun nedeni tenceredeki suyun daha çok olması yani daha büyük olmasıdır.

Cildin en üst tabakası olan epidermis, çok incedir ,
Kılların ise en incesi dahi epidermisten kalındır. (Aşağıdaki şekle bakınız).

Ütülemede cihazın hızlı atışları arasındaki kısa aralıklarda ince epidermis soğur (Cezve gibi).
Kıl ise bu kadar kısa sürede soğuyamaz, hala sıcaktır (Tencere gibi).

Atışlar çoğaldıkça epidermis az ısınırken kılın ısısı gittikçe artar. Kişi, ütüleme yapıldıkça ısındığını hiseder.

Cihazın soğutulmuş ucu da epidermisin kolay soğumasına yardım eder. Bu sayede kıl daha da ısıtılabilir.

Böylece ideal ısınma, tek atışla değil, çok sayıda atışla, yavaş yavaş sağlanır. Bu sayede:

AĞRI ORTADAN KALKAR.

Gittikçe ısınan kıl kökü, pişme noktasına geldiğinde deride sadece tatlı bir ısınma hissedilir.

Bu nedenle ütüleme epilasyon hastaya masaj gibi geliyor.

DÖRT MEVSİM UYGULAMA NASIL MÜMKÜN OLUR?

Kolay. İşin sırrı yine ütülemededir. Ütüleme epilasyonda epidermise, yakma dozuna yakın bir dozda ışık verilmez.

Verilen ışık bu doza yavaş yavaş çıktığından bir epidermise çok fazla bir etki göstermez.

Bunu güneş banyosu ile karşılaştırabilirsiniz:
Ağustosta saat 12 ile 13 arasında mayo ile güneş altına yatarsaınz, bir saatin sonuna kıpkırmızı kalkarsınız. Birkaç saat sonra cildinize baktığınızda su toplanmalarını da görebilirsiniz (2 derecede yanık). Gece yatağa değen yerler acır, yanma hissi devam eder. Ertesi gün yanıkların üzerindeki epidermis ayrılmaya, deri soyulmaya başlar, günlerce sürer.

Şimdi dozu azaltalım:

Aynı güneş banyosunu sabah 8 ile 9 arası yaparsanız, bu bir saatin sonunda çok daha az kızarmış olursunuz, su toplamaz, kızarıklık akşamına kaybolur. Aynı işleme günlerce devam edebilirsiniz. Hiçbir ciddi yan etki görülmeden esmerleşme başlar.

Ütüleme epilasyon da bunu gibidir. Bir seferde kuvvetli ışıkla etki sağlamaya çalışmaz, daha düşük dozu art arda vererek etki sağlar. Epidermis hiçbir zaman acıyacak kadar etkilenmez. Bunun sonucu olarak: Melanostiler şiddetle uyarılmaz. Güneşin etkisi, lazerin/ışığın üzerine binmez.

Denenmiştir, yaz güneşinden köşe bucak kaçınmaya gerek yoktur. Sizden istenen sadece solaryuma girmemeniz ve öğle vakti saatlerle güneş altında yatmamanızdır.

DÖRT MEVSİM NİYE ÖNEMLİDİR?
Ödemeler açısından. Lazer cihazları pahalı cihazlardır. Fiyatlerı, buzdolabı TV fiyatı ile değil, araba fiyatları ile kıyaslanır. Bu durumda ödemeleri de yüksektir. Bu yüzden iş yapmaları ve gelir getirmeleri gereklidir.

Bir merkeze epilasyon talebi ile başvuran bir kişi, yaz tatiline gidecek ya da yeni dönmüş olabilir.

Tecrübeler gösteriyor ki, bu insana “tatilini yap, döndükten dört hafta sonra gel” veya “şimdi git, dört hafta sonra gel” dendiğinde bu insan bir daha gelmiyor.

Üstelik insanlar kıl sorunlarını hep tatil öncesinde hatırlıyorlar. Veya bütçeleri tatilin hemen öncesinde müsait olabiliyor.

Bu insanları reddederseniz, ödemelerinizi yapamazsınız.

Dört mevsim uygulama işte bu nedenle önemlidir.

ALEXANDRİTE LAZERLERİN NE KUSURU VAR?

9 Kas

Tek kusuru, 15 yıldır teknolojide kayda değer bir gelişme olmaması.
1.    Ağrılıdır. Günümüzde teknolojik gelişmeler artık lazerde ağrıyı kaldırmaya yöneldi.
Ağrı soğutma ile engellenebilir, ancak Alexandrite laserle kontak soğutma yapamazsınız.
Hava soğutma:
-    Hava soğutma cihazı = Ek yatırım
-    Cihazın yanına ikinci bir cihaz koyacaksınız. Aynı boyda. Hem oda içinde hem epilasyon masası etrafında yer kaplayacak
-    Lazerin koluna bir de soğutma hortumu bağlayacaksınız, Operatörün koluna ekstra yük.
-    Cihazın hava üflemesi ve motorunun sesi, lazerin sesine katılacak: Aşırı gürültü
-    Lazerin ürettiği ısıya bir de soğutma cihazının ısısı eklenecek, klimayı son hızla çalıştırmak lazım: Gürültü daha da artacak.
-    Lazer, tam kapasite çalışan klima ve soğutma cihazı, üçü birden aynı prizden enerji çekecek, aman dikkat sigortalar atmasın.
Sprey soğutma:
-    Birinin stok takibi gerekiyor. Spreyiniz biterse çalışamazsınız.
-    Eczanelerde satılmaz, evvelden sipariş verilecek
-    Faturalar ödenecek
-    Ayar hatası yapılırsa soğuk yanık yapabiliyor.
2.    Chamber arızası
Alex laserleri kullananlar arasında bilinen en yaygın problemdir. Başına gelmeyen de gelenden duymuştur, hepsi bilir. Bunun için “chamber patladı” deyimi kullanılır. Maliyeti 20 000 -25 000 dolar gibidir.
Chamber, içinde alexandrite kristalinin (rod denir) ve kristali uyaran flaşlambaların yer aldığı odadır. İçinde su dolaşır. Bu odadan su sızıntısı başladığında “chamber” patlamıştır. 5 000 dolar gibi fiyatlara tamir edilebilir, ancak buna garanti verilmez, ısrar üzerine iki ay garanti alınabilir.
3.    Etki
Alexandrite lazer kullananların tümü ince kıllar ve yüz epilasyonında başarılı sonuç alamadıklarından yakınıyor. Alex’in yanına IPL alan var.
4.    Hız
Bir zamanlar 5 Hz (saniyede 5 atış) yapan alex laserler vardı. Ancak bugün en hızlı cihazın 3 Hz olduğunu görüyoruz. Bunun nedeni ısınmadır.
-    3-5 Hz hızlarda cihaz en yüksek enerjisine çıkamaz. Hız arttığında prob büyüklüğü de etkilenir. En büyük probla da maksimal hıza ulaşamazsınız.
-    Fuarlarda domates üzerinde 5 HZ hızla mükemmel atış yapılabiliyor. Ancak sırt – bacak epilasyonlarına girildiğinde cihazı maksimal hız ve yüksek güçte çalıştırıyorsunuz, cihazlar su kaynatıyor. Chamberler bu nedenle patlıyor. Ve bu nedenle de 5 Hz gibi süper hızlı cihazlar artık üretilmiyor.
Zaten saniyede 5 atış yapan bir cihazı elle kontrol etmek çok zordur, scanner gerekir. Bu da ek yatırım anlamına gelir. Sonuç olarak Alexandrite Lazerler artık yerini yeni teknolojilere bırakmaya mahkumdur.

LAZER VE IPL CİHAZI SEÇERKEN NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİR? BÖLÜM 2

3 Eki

DALGA BOYU

Kılda ışık/Lazerle epilasyon sağlayan renk maddesi: Melanin. 400-700 nanometre dalga boyları arasındaki ışığı insan gözü 7 renk ve bunların karışımları olarak algılayabiliyor. Bunun nedeni, maddelerin ışığı emerek, bir ya da birkaç dalga boyunu yansıtmaları. Gözümüz, yansıyan bu ışığı belli bir renk olarak görüyor.

400 nm altı morötesi, 700 nm üstü, kızılötesi. Bunları göremiyoruz. Ancak melanin bunları da emebiliyor.

Melanin, dalga boyu kısa olan ışığı seviyor. Bu nedenle solaryumlarda 400 nm’den küçük ultraviyole ışınları kullanılıyor. Bu dalga boylarını epilasyonda kullanamıyoruz, çünkü deride de melanin var, ışık daha kıla ulaşmadan deri tarafından emiliyor. Bu durumda kıl sağlam kalırken deri yanıyor

Dalga boyu 700’e yaklaştıkça, melanin’in ilgisi azalıyor. Bu nedenle bu dalga boyunda ışık, deriden geçebiliyor ve kıla ulaşabiliyor. Ancak, bunun da bir sınırı var. Dalga boyunu çok uzatırsak, kıla da etki etmiyor.

Sınır nerede? Hangi dalga boyunu kullanalım? Bunlar deneylerle araştırılıyor. Deneyden maksat, insanda ne sonuç vereceğini kestirmek. Bazı öngörülerle cihazlar piyasaya çıkıyor. Ancak en gerçek sonuç insanda kullanılınca belli oluyor.

Günümüzde dünyada epilasyonda en çok kullanılan sistemler belli: Ruby 690, Alex 755, diyodlar (800, 810, 940) Nd:YAG 1064, ve IPL sistemleri 500-1200 arası her yerde olabiliyor.

IPL sistemleri, 1990’lı yılların sonlarına kadar 500-1200 nm arasında üretildi. Cilt ve kıl rengine göre kısa dalga boylarını atan filtrelerle çalıştılar. Bu sistemlerle oldukça başarılı epilasyonlar yapıldı. Ancak bu günkünden daha yüksek fiyatlı cihazlarla ve çok pahalıya yapılan bu uygulamalarda bu gün kabul edilemeyecek oranda yan etkiler ve ağrılar da yaşandı.

2000’e gelinirken, bazı araştırmacılar 1200nm’ye yakın uzun dalga boylarının, epidermiste (derinin en üst tabakası), beklenenden fazla emildiğini fark ettiler. Bunun sebebinin epidermisteki su olduğuna karar verildi. Gerçekten de epidermis %70 sudan ibarettir. Derideki melanin fazla emmesin düşüncesi ile uzun dalga boylarını seçiyoruz, ama bir sınırı aşınca melanin değil su devreye giriyor. Işığın bir kısmı, kıla ulaşmadan, epidermisteki su tarafından emiliyor.

Işık kaynağı lambalar, suya gömüldü. Suyu seven dalga boyları, içerde su tarafından tutuldular. Cihazdan çıkan dalga boyunun, 950’yi aşmadığı görüldü. Bu cihazlarla, ağrı ve yanık gibi yan etkiler birden çok azaldı. Bu olayların özeti de aşağıdaki şeklide yapılabilir: Epidermisteki melanin ışığı emmesim istiyoruz.  Melaninin sevmediği uzun dalga boylarını tercih ediyoruz. Ancak dalga boyu uzadıkça, bir noktadan sonra, epidermisteki su da ışığı emiyor. Bu lüzumsuz etkiyi ortadan kaldırmak şarttır.

2. Modern çağdaki IPL cihazlarında, 950-1000 nm üzerinde ışık olmamalıdır.

Bu da yeni bir gelişme değildir. Olmazsa olmazlar arasına gireli on yılı geçti. Maksimal dalga boyu 1200 olanlar, ilk sistemlerdir. IPL’nin mucitleri bile bu dalga boylarını bıraktılar

IPL cihazında, 1200 nm üzerinde ışık olmamalıdır,
bu özellik olmazsa olmaz bir özelliktir ve
yeni değildir dedik:

Daha yukarıda değindiğimiz gibi, bu ilk üretilen IPL cihazları, bu günkü fiyatların iki katına satıldı. Sonuçlar başarılı oldu. Ancak uygulamalar, nerede ise ameliyat parası kadar pahalıya yapıldı. Bu kadar para ödeyenler de oldukça ağrılı ve yanıklı uygulamalar satın aldılar. O günkü en modern teknoloji, bu fiyata bunu verebildi.

Üstelik bu gün fazla bulsak dahi o zaman için kabul edilebilir bulunan ağrı ve yan etkilerden kurtulmak için operatörlerin çok ustalaşması gerekiyordu. Hastanın kılına, cildine göre filtre değiştirmek, atış gücünü, süresini, atış aralıklarını ayarlamak, test atışları yapıp beklemek çok karmaşık ve zor öğrenilen uygulamaydı. Bu gün bunların çoğunun ya hiç gerekmediğini, ya da o kadar önemli olmadığını anlıyoruz. Modern teknolojinin üstünlüğü burada yatıyor.

Günümüzde, bazı uzak doğu firmaları, 1993 yıllarında üretilen ilk IPL cihazlarının taklitlerini üretip satıyorlar. Aslında bu cihazlar pekala o cihazlar kadar iş görebilir. Ancak bazı sorular var:
-    Kalite var mıdır? İkide birde arıza yapar mı?
-    Güvenilir midir? Çıkışta verilen güçler, atış süreleri, atış aralıkları ekranda yazdığı gibi midir? Yoksa daha yüksek ya da düşük olabilir mi?
-    Yedek parça sağlanacak mıdır?
-    Üreticisi kimdir? Çin’de birçok satıcı ve hatta fabrikanın, şekli, özellikleri rengine kadar aynı cihazları sattığını görüyoruz. Gerçek üretici hangisidir, arkasında kim var? Kalitenin ve emniyetin sorumluluğunu kim üstlenecek?

Tüm bu soruların cevabı belirsiz. Öte yandan biz, buz dolabı fiyatına bir cihaz almıyoruz, araba fiyatı ile kıyaslanacak fiyatta bir cihaz alıyoruz. Bu soruların cevabından mutlaka emin olmak gerekir.

Tüm bunların cevaplarından emin olduğumuzu varsayarsak, tekrar söyleyelim, bu cihazlarla gerçekten iş görülebilir. Ancak verilecek hizmetin tasviri, aşağıdaki gibi olacaktır:

- Uygulama yaptığımız insana pahalı bir hizmet sunuyoruz. Bu fiyata, her atışta acıdan sıçratarak, buzla idare etmeye çalışarak epilasyon yapacaksınız. Bunu kim kabul eder? Yakında bir başkası modern bir sistem kullanıyorsa, fiyat düşürmek bile sizi kurtarmaz.

- 2000 öncesi yıllarının lazer epilasyon uygulamalarındaki yan etki oranları da artık kabul edilmiyor. Yüzün su toplaması, açık veya koyu renkli leke kalması, kabuklanmalar ancak binde bir olabilir.

Bunu sağlayamazsanız da, o yıllardaki %5-15 rakamlarının üzerine çıkmamanız lazım. Bu sonuçlara ulaşabilmek için operatörünüzün, defalarca ders dinleyip aylarca tecrübe kazanması gerekiyor. Bu esnada ya yan etkide %50’ye çıkacaksınız, ya da düşük dozlarla çalışıp, sonuç alamayacaksınız. Unutmayın, yine pahalı bir fiyatla hizmet veriyorsunuz: Fazla öde, canın yansın, bir de yanık-leke-kabuklanma olsun. Ya da yanık olmasın ama düşük dozla hem canın yansın dursun, git-gel sonuç görme. Tabii ki bir çok insan şikayet edecek, bıkacak, kaçacak.

Sonuç: Uzak doğulular, modern cihazları taklit etseler, “belki” rağbet edilebilir, ama taklit ettikleri sistemler bile açıkca demodedir.

Not: 950 nm sistemler üreten uzak doğu firmaları da var, ancak bunu suyla değil filtre ile yapıyorlar. Acaba fitrenin tuttuğu ısı nereye gidiyor? Bu cihazların üretimi sadece taklide değil, araştırmaya da dayanmalıdır. Filtre kullanmayı IPL mucitleri bilmiyor mu? Bu da başka bir konu olarak işlenecek.

Diode Lazer